İSTANBUL'DA MUHACİR PROTESTOSU - 19 ARALIK 1924

 İSTANBUL'DA MİSAFİRHANELERDE KALAN MUHACİRLERİMİZ HAYATDAN BIKTIKLARINI SÖYLEYİP İSTANBUL VALİLİĞİ ÖNÜNDE GÖSTERİ DÜZENLEMELERİ

(Devlet Arşivleri Çalışanı Levent Kürşad KIRCA'nın yönetttiği MÜBADELE BÖLGELERİ ve BELGELERİ Facebook Grubu'ndan alıntılanmıştır.) 



Vakit Gazetesi'nin 19 Aralık 1924 tarihli haberi.
300'den Fazla Mübadil İskân Gecikmesini Protesto Etti
Kadın ve erkeklerden oluşan 300'den fazla mübadil, İstanbul Vilayeti'ne başvurarak, yiyecek ve yatak olmadan sürdürmek zorunda kaldıkları kötü yaşam koşullarından şikâyet etti.
Yaklaşık iki aydır kendilerine ayrılan iskân yerlerine gönderilmeyi bekleyen Selanikli mübadiller, dün İstanbul Vilayeti önünde toplu bir protesto gösterisi yaptılar. Saatlerce valilik makamında kabul edilmeyi bekleyen mübadiller, misafirhanede son derece zor şartlar altında yaşadıklarını belirttiler.
Muhacirler Önce Asım Bey'e Başvurdu
Muhacirler önce İskân Komisyonu İkinci Başkanı Asım Bey'e başvurdular. Yiyecek ve yatak olmadan yaşamak zorunda kaldıklarını, bu durumdan artık bıktıklarını ve bir an önce kendilerine ayrılan yerlere gönderilmelerini istediler.
İçlerinden bazıları ise tamamen parasız olduklarını, bu nedenle İstanbul dışındaki yerlere gönderilemeyeceklerini ve İstanbul'da bırakılmalarını talep ettiler.
Asım Bey, iskân yeri İstanbul olarak belirlenen muhacirler hakkında hükümetten talimat beklendiğini, diğerlerinin ise bir an önce belirlenen yerlere gönderilmeleri gerektiğini söyledi. Bu sırada taraflar arasında bazı tartışmalar yaşandı.
Mübadiller ısrarlarını sürdürünce Asım Bey, kapıda bulunan jandarmalar aracılığıyla onları dışarı çıkarttı. Bu durum mübadilleri oldukça kırdı ve öfkelendirdi.
Asım Bey'le Anlaşamayınca Valiye Gittiler
Asım Bey'le anlaşamayan yaklaşık 300 kişilik kadınlı-erkekli kalabalık, İstanbul Vilayeti'ne giderek İskân Komisyonu Başkanı sıfatıyla Vali Süleyman Sâmî Bey ile görüşmek istedi.
Valinin çok meşgul olması nedeniyle mübadiller, eski Bâbıâli'deki geniş salonda uzun süre beklemek zorunda kaldılar. Vali Bey'in yemek saati de geldiğinden, mübadillerin seçtiği dört kişilik heyet ancak öğleden sonra kabul edildi.
Heyette Hürmüz Hanım, Mahmud Salih, Mehmed Efendi ve Kadri Reşid Efendi bulunuyordu.
Temsilciler Vali Süleyman Sâmî Bey'e durumlarını uzun uzun anlattılar. İki aydır misafirhanede kaldıklarını, düşünülemeyecek kadar büyük sıkıntılar çektiklerini ve hiçbirinin parasının bulunmadığını söylediler.
İskân yeri İstanbul olarak belirlenenlerin bir an önce İstanbul'da yerleştirilmesini, diğerlerinin ise İstanbul dışına gönderilmekten vazgeçilerek İstanbul'da uygun bir yere yerleştirilmelerini istediler.
Özellikle işlemlerin aşırı bürokrasi nedeniyle uzamasından şikâyet ettiler.
Vali Bey, temsilcileri dinledikten sonra dışarıda bekleyen mübadillerle doğrudan görüşmek istedi ve yanlarına çıkarak ne istediklerini sordu.
Valiyle Görüşmek İçin Beklerken
Valiyle görüşmeden önce temsilciler, Vali'nin verdiği sözleri mübadillere aktardılar. Ancak kalabalığı ikna etmek kolay olmadı.
Vali Bey, mübadillerin yanına çıkmadan önce İskân Komisyonu İkinci Başkanı Asım Bey'i çağırarak olay hakkında bilgi aldı. Bu sırada yaklaşık bir buçuk saat daha geçti.
Bekleyiş sırasında birçok kadın ve erkek ağlıyor, yaşadıkları sıkıntıları dile getiriyordu.
Bu sırada kalabalığın arasında bulunan Fatma Hanım adlı bir mübadil kadının fenalaşarak bayıldığı ve bir arabaya konularak oradan uzaklaştırıldığı bildirildi.
Daha sonra mübadiller, Vali Süleyman Sâmî Bey'in sorularını cevapladılar ve şikâyetlerini anlattılar. Şikâyetlerinin dikkate alınacağı konusunda kendilerine söz verilmesi üzerine, geldikleri gibi sakin bir şekilde dağıldılar.
Mübadillerin Başlıca Şikâyetleri
Gazetenin muhabiri de valilik önünde toplanan mübadillerle görüşerek ne istediklerini sordu.
Mübadillerin anlattığı başlıca şikâyetler şunlardı:
"Yunan hükümeti ve halkı, her türlü hukuk ve kanuna aykırı olarak evlerimizin kapılarını kırdı ve evlerimize başka muhacirleri yerleştirdi.
Biz ise burada misafirhanelerin köşelerinde aç ve çaresiz bir halde dolaşıyoruz. Yiyecek ekmek bile bulamıyoruz.
Üstelik Yunanistan'da bıraktığımız mallarımıza rağmen burada hiçbir sonuç alamadan çeşitli makamlar arasında gidip geliyoruz. Validən vali yardımcısına, oradan İskân Komisyonu'na gönderiliyoruz. İşlerimiz bir türlü sonuçlandırılmıyor.
Son zamanlarda yeni bir sorun daha çıktı. İşlemlerimizin hızlandırılması için hükümet makamına telgraf çekilmesini istediğimizde, telgraf ücreti olarak bizden ikişer lira istiyorlar.
Bizim de halimize acısınlar ve bizi bu sefaletten kurtarsınlar."
Abdurrahman Bey'in Değerlendirmesi
Olaydan sonra görüşüne başvurulan Abdurrahman Bey, valilik önünde toplanan mübadillerin üç gruba ayrılabileceğini söyledi:
1. İskân bölgeleri belirlenmiş olduğu halde, kişisel nedenlerle kendilerine ayrılan yerlere gitmek istemeyenler.
2. Memleketlerinde bıraktıkları büyük miktardaki mallarına karşılık henüz herhangi bir mal veya tazminat alamayanlar.
3. Akrabalarının yanında kalmak isteyen, ancak işlemleri uzadığı için bunu gerçekleştiremeyenler.
Abdurrahman Bey'e göre bu insanların bir kısmı kış mevsiminde açıkta kalmıştı. Bu nedenle içinde bulundukları kötü duruma bir çözüm bulunması için valiliğe başvurmuşlardı.
Kendilerinin de Vali Bey'le bu konu hakkında görüştüklerini ve yakında iskân meselesinin çözüleceğini ifade etti.
Vali Süleyman Sâmî Bey'in Açıklaması
Vali Süleyman Sâmî Bey gazetecilere olayla ilgili şu açıklamayı yaptı:
"İskân misafirhanesinde Selanik'ten gelmiş çok sayıda muhacir bulunmaktadır. Bunların bir kısmının iskân yeri İstanbul, diğerlerinin ise İstanbul dışındaki yerlerdir.
İstanbul dışındaki yerlere gönderilecek olanların belirlenen bölgelere gitmeleri gerekir. Burası bir transit merkezi olduğu için bu kişiler buradan çıkarılmıştır. Ancak şimdi İstanbul'da iskân edilmek istiyorlar.
İskân yeri İstanbul olarak belirlenenler ise İstanbul'daki evler boşaldıkça yerleştirileceklerdir.
Konuyu İçişleri Bakanlığı'na bildirdim. Bakanlıktan gelecek talimatı uygulayacağız."
Vali ayrıca, jandarmaların mübadilleri salondan çıkarırken herhangi birine vurmadığını söyledi. Bir kadının kalabalığın etkisiyle fenalaşarak bayıldığını belirtti.
Vakit Gazetesinin Yorumu
Vakit gazetesi, mübadillerin iskân yerlerinin değiştirilmesi talebi dışında birçok konuda haklı olduklarını savunmaktadır.
Gazeteye göre, memleketlerini ve evlerini terk etmek zorunda kalan bu insanların misafirhanelerde sefil bir şekilde yaşamaya devam etmelerine artık son verilmelidir.
Gazete, hükümetin Batı Trakya'da yaşanan zulümleri göz önünde bulundurması halinde, mübadillerin içinde bulunduğu durumu anlayacağını ve yapılması gereken en kısa ve doğru yolu bulacağını ifade etmektedir.
sadeleştirilmiştir.
İSTANBUL'DA MUHACİR PROTESTOSU - 19 ARALIK 1924 İSTANBUL'DA MUHACİR PROTESTOSU - 19 ARALIK 1924 Reviewed by Kuşadası Mübadele Evi on 23:15 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.