HANYA'DAN (GİRİT) MEKTUPLAR (13.11.1910)
HANYADAN MEKTUPLAR 13 TASMİHCİ ZADE MEHMED MACİD
XIII
HANYADAN MEKTUP
Venizelos, buradan ayrıldıktan sonra yayın organı olan '' Kiriks'' gazetesinin baş muharrirliğini, siyasi fırkanın en muktedir, en nüfuzlu azasından Kosti Komisi'ye vermişti. Bu suretle Venizelos'un ayrılışından bu yana '' Kiriks'' gazetesinin baş makaleleri muntazaman Kosti Komisi'nin imzasıyla yayınlanıyor.
Kosti Komisi, bu gazetenin 2 Teşrin-i sani (Kasım) 1910 tarihli nüshasında, adanın Yunanistan'a iltihakının imkan haricinde olduğu görülecek olursa, Girit ile Yunanistan arasındaki siyasi bağları te'yid ve te'min maksadıyla hami devletlerin 10-23 Temmuz 1906 tarihli notasının, yani ada prensini teklif etmek hakkını Yunan Kralına bahşetmiş olan Zaimis statükosunun talep edilmesi hakkındaki teklifi kapsayan Kondoros programını şiddetle tenkit ediyor ve 1908 senesinin Eylül'ünde verilmiş olan iltihak kararı gereğince hüküm yürütmekte olan şimdiki idarenin devamını kesin bir dille destekliyor. Kosti Komisi bu makalesinde, şimdiye kadar devletler tarafından değiştirilmemiş ve değiştirilmek kabiliyetini dahi göstermemiş, halihazır idare devam edecek olursa yalancı bir anayasa ile iki seneden beri idare olunmakta olan Türkiye'nin pek yakın görünen çöküşünden istifade ederek, adanın daha kolay bir şekilde Yunanistan'a iltihak edeceğini söylüyor ve Türkiye'nin çöküşünü birtakım deliller ile ispat etmek istiyor. Girit Rumlarının Türkiye hakkında beslemekte oldukları bu fikirlerle, ileride ne gibi şeyler ümit ettiklerini göstermek için Komisi'nin bahsettiği delilleri aşağıya tercüme etmeyi faydalı buldum:
1-Türkiye'nin mali gücünün II. Abdülhamit zamanından daha perişan bir durumda bulunması ve hatta küçük Yunanistan'ın bile borç aldığı kadar para bulabilmek için hükümetin güçlük çekmesi.
2- Devlet idaresinin ancak örfi idare ve idamlar sayesinde yürütülmesi.
3- Patrikhanelere cesurca teşebbüslerde bulunulması ve çeşitli kavimlerin dini ve milli inançlarının tehlikede kalması.
4- Herkesin tasdik ettiği gibi, Yeni Osmanlılar tarafından Adana'da katliam tertip ettirilmesi.
5- Seçim kanununun açık maddelerine rağmen, Türk unsurundan başka diğer unsurların nüfus miktarına nisbeten Meclis-i Meb'usan için üye seçilmesine mani olunması.
6- Anayasa (Kanun-i Esasi) ve patrikhane imtiyazlarına aykırı olarak kiliselere mahsus bir kanunun yürürlüğe konulmasiyle Hazret-i İsa büyük kilisesinin takibata uğraması ve Milli Meclis azalarının hapsedilmesi.
7-Devletler hukukuna ve anlaşmalara aykırı olarak Yunan ticaret gemilerinin muhasara altına alınması ve genellikle Yunanlılar ve Osmanlı tebaası Rumlar için vahşice takibat yapılması ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmaların çiğnenmesi.
8-Adanın ve insan haklarının çiğnenmesi ve Türk boyunduruğu altındaki kavimlerin korkutulması gayesiyle silahların kullanılmasında ölüme kadar varan işkenceler yapılması.
9-Yunanistan'ın nazarı itibara alınmaması ve ona ilelebet unutulmayacak darbeler indirilmesi.
10-Muhtelif kavimlerin ve bilhassa Bulgarların bir takım anarşik hareketler yapmaya zorlanmasıyla, Makedonya'nın Abdülhamit zamanındaki kargaşalığa düşmesi ve böylece devletlerin yeniden müdahaleye kalkışmakta olması.
11-Arnavutluk mes'elesinin hala Türkiye için tehlikeli bir yara teşkil etmesi.
12-Arabistan ve Suriye kanlar içinde yoğrulduğu halde, bu kargaşalıkların önüne geçilememesi.
13-Ecdadın takip ettiği siyasete aykırı olarak Avrupa devletlerinden birisine meyl ile, diğerinin gücendirilmesi ve böylece müthiş birtakım tehlikelerin davet olunması.
Kosta Komisi, şahsi kanaatine göre bir gerçek olan yukarıdaki delilleri saydıktan sonra diyor ki: '' İşte yukarıdaki sebeplerden dolayı Yeni Osmanlılığın çökmesi pek yakındır. Ümitsiz değil, bilakis ümitli olmalıyız. Zira tarih kanunlarına göre şarkta bir buhranın çıkacağı gün uzak değildir. Fakat bu seferki buhran esnasında Yunanlılar, Bulgarlar, Arnavutlar, Sırplar, Karadağlılar birlikte hareket edeceklerdir. Bu suretle taksim edilecek olan Osmanlı Avrupası sonunda Girit mes'elesi de halledilecektir. Bu sebeplerden dolayıdır ki, biz şimdiki iltihakı elden geldiği kadar savunmalıyız.''
Bu hafta çıkan 5 Teşrin-i sani (Kasım) 1910 tarihli '' Sindağma'' gazetesinin baş makalesinde şöyle deniliyor:
''Kondoros'un vatan için zararlı ve Girit ile Yunanistan halkının fikirlerine tamamen aykırı olan malum teklifinden sonra hükümete alınması mümkün değildir. Yalnız mecliste bu teklifi geri alacak olursa, o takdirde hükümete alınabilecektir. Fakat en sonunda mutlaka iki fırkadan oluşan bir hükümetin teşkili gerekecek olursa, o zaman Kondoros'un şahsı hariç kalmak ve yalnız partisine mensup diğer bir kimse hükümete alınmak lazımdır. Zira iltihakı batırmak ve bağımsızlık bayrağını çekmek isteyen bir kimse hükümete sokulmamalıdır.'' Bir kaç gün önce Venizelos'un muhtariyet noktai nazarından Kondoros ile aynı fikirde olduğuna dair bir şayia çıkmıştı; hatta bu şayia Atina gazetelerinden birkaçı ile yayınlanmıştı. Bu gün buradaki hükümet bir ilave yayınlatarak telgrafla Venizelos'tan aldığı izin üzerine söz konusu şaiyayı yalanladı.
Tanin Gazetesinin 13 Teşrin-i sani 1326 (13 Kasım 1910) tarihli ve 803 numaralı nüshasından
HANYA'DAN (GİRİT) MEKTUPLAR (13.11.1910)
Reviewed by Kuşadası Mübadele Evi
on
10:03
Rating:
Hiç yorum yok: