Florina Mübadillerinden Osman Aran

FLORİNA MÜBADİLİ: OSMAN ARAN

Ahmet ALTUNSOY

2010'da vefat eden dernek kurucu başkanımız Süleyman Aran'ın babası Osman Aran ile Kuşadası ve çevresine yerleştirilen 1. Kuşak Mübadilleri tanımaya başlayalım!

1942 - MİMAR OSMAN oğlu SÜLEYMAN ARAN ile

1320 (1905) Florina'da doğmuş. Baba adı Halit, ana adı Saliha.


1. Kuşak mübadil Osman,  Florina'dan mübadil gelenlerdendir.

Mübadele sözleşmesinden sonra,  gemi ile geldikleri İzmir'den Ayasuluğ'a (Selçuk) iskan edilmişlerdir.  O yıllarda,  Küçük Menderes ovası çevresini kasıp kavuran sıtmadan kurtulmak için, iskan edildikleri yeri terkederek, nahiyenin bağlı olduğu merkez,  Kuşadası'na gelirler.

Kaymakam ve ilgililerden ev ve sığınak aramaları karşılık bulamayınca, şehrin en büyük camiine (Camiikebir-Kaleiçi Camii) yerleştirilirler. Aylarca  bu camiide barınmak zorunda kalırlar.

Hemen iki günde bir Kaymakamın-Belediyenin, ilgililerin kapısını aşındırarak ailesine "aş-iş", başlarını sokacak "bir çatı" arayan Osman'a, Soyalı Kanunu çıktığında, zamanın kaymakamı "Sen hemen hergün kapımda aranıp, duruyorsun; senin soyadın "Aran" olsun"der.

Böylelikle Florina'lı muhacir Osman, artık Osman Aran olmuştur!

Kaymakamlıkta, bıktırıcı iş-aş aramaları etkili olur ve sonuç verir:Getir-götür işlerinden, temizliğe; soba yakımı dahil her işe bakan  bir hizmetli olarak Hükümet Binasında, Kaymakamlıkta çalışmaya başlamıştır.

Fakat burada fazla kalmaz. Hizmetli olarak, Belediye'ye park olarak bırakılan arazinin bir köşesine inşaa edilen Kuşadası Hastanesi'ne gönderilir.

Dört yıl burada temizlik, bahçe bakımı ve düzenlenmesi işlerini yapar.(Bu günkü Kuşadası 1 Nolu Sağlık Ocağı)

Hastane ile parkı ayıran duvar inşaatının, bitmek bilmeyen sürecini,  hastanedeki mesaisinin boş saatlerinde dikkatlice izler. Gerek mali yetersizlik; ve gerekse  usta yokluğundan aylarca ortada kalan sürecin tanığı olur! İş bilmezlerin acemice yaptığı taş duvarın sıklıkla yıkılıp çökmesini; yeniden yapılıp, bir daha yıkılmasını kabullenemeyen  Osman Aran, hiç anlamadığı  iş için çok iddialı bir laf savurur:

"Hade ordan be, boyle duvar örülür mü? İki de bir yıkılır?"

Duvarı inşaa etmeye çalışanlar: "Gel sen yap o zaman" diye çıkışır da Osman Aran durur mu: "Hemi de bir ay da tamam ederim".

Osman ARAN'ın memleketi: FLORİNA, Deve Kervanı - Osmanlı Dönemi
Hastane idaresi de bıkkınlık veren, acemi duvarcılara yol vermek için fırsat kollamaktadır.

Sonuçta, Osman kolları sıvar,  hiç bilmediği bir işe girişirek hastanenin bahçesi ile parkı ayıran taş duvarı örmeye başlar.. İddiasının "altında kalmamak";  baştabibin, hemşirelerin alaylarına fırsat vermemek için, her gün izlediği-gözlediği acemi duvarcıların hatalarını yapmadan, geceli gündüzlü tek başına çalışarak işi bitirir..

Elbette, büyük takdir ve kabul görür.. Aynı zamanda Kuşadası'ndaki bir boşluğun da farkına varmıştır!. İyi inşaatçı, yıkılan duvarı tamir edecek insan yoktur! Zaten "Hizmetli olarak" yerli-yersiz emir altında çalışmak da hoşuna gitmemektedir.

Böylelikle Osman Aran'ın duvarcılığı, inşaat tamirciliği başlar..  Giritli Sait Usta'ya çırak olur. 23 Yıl birlikte çalışırlar.. Ev onarır, yeni ev yaparlar. 

OSMAN ARAN, NASIL "MİMAR OSMAN" OLDU?


Osman USTA, İNŞAAT EKİBİ İLE
Ancak,  bu Florina mübadiline Kuşadalıların "mimar Osman" lakabını takmalarının öyküsü başkadır! Geldiği Florina'da, salt "kerpiççilik" var iken, mübadil geldikleri Kuşadası'nda İlkokul diplomasını yeni yazı çıkımında, "Halk Okulu"ndan alabilen Osman,  nasıl "mimar Osman" olmuştur?

İtalyan fabrikasının,  (Tariş'ten satın almayla artık bu gün  Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin taşınmazı olan yerde) minare boyunu aşan bacalarının tamiri ve montajı sözkonusudur. Ancak bu işi kotaracak usta ve ekip bulunamamaktadır. Üstlenecek usta yoktur!  Kuşadası'ndaki evlerin çoğunun yapıcıları olan Rum ustalar,  mübadele ve öncesinde gittiklerinden onarım ve yapımda bir Sakızlı İbrahim Usta bir de Giritli Sait Usta'ya bakar olmuş Kuşadalılar... (Yapıcılık yerliler için "günah" biliniyor imiş..)

"Ben yaparım diye" baca işine talip olmuş Osman Aran. Fabrika müdürü/yönetimi ile anlaşmışlar. Ekibi ile ağaç iskeleyi kurup,aylarca çalışarak, Kuşadalıların meraklı bakışlarıyla bacanın indirilmesi ve yenisinin montajını gerçekleştirmiş. 

Kuşadası kahvelerinde günlerce tek  muhabbet konusu "kereste baca iskelesi çakımı ve bacanın montaj" olmuş.. Askerlik öykülerinden arta kalan zamanda, giderek göğe yükselen kereste iskelenin üzerinde "çekiç tıkırdatan" Osman Usta ve ekibi anlatılır olmuş..

Sonuçta takdir eden  halk mührü basmış ve Florina'lı Osman Aran'ın lakabı, artık  "Mimar Osman"a dönüşmüş ve benimsenmiş!.

---------------------------

Babamın ilk evliliği dolayısıyla zaten  akraba olduğumuz   ve yanısıra "mübadil/muhacir" kökenleriimiz dolayısıyla hem hısım,*  hem de dost kaldığımız Mimar Osman ile,  o   74 yaşında iken, 1979'da uzun bir söyleşi ve kayıt yapılmasını sağlamış olduğuma şükrediyorum. Mutlu oluyorum.

Bu sayededir ki , "iki vatan yorgunu" bu çileli-mücadeleci insandan daha çok anıyı berraklaştırabiliyorum yazdıkça...

* (Bir önceki yıl  yitirdiğimiz kızı Nevin Aran (1935-2015) da annnemin "ahretliği" olmuş ve "dost" kalmış idi.)




Florina Mübadillerinden Osman Aran Florina Mübadillerinden Osman Aran Reviewed by Mübadele Kusadasi on 12:31 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.