Kendimiz Olmak - Ali GENÇLİ
KENDİMİZ OLMAK - Ali GENÇLİ
Farkındalık, öz gücümüzün temelidir. İrademiz, gücünü ancak neyin içinde olduğumuzu fark ettiğimizde kazanır. Güçlü bir irade ise bizi hedeflerimize daha az emekle, daha kısa zamanda ulaştırır. Peki, bizi olduğumuz yere çivileyen, o durağanlığı yaratan nedir?
Çoğu zaman hayatımızı başka güçlerin, "yazgının" ya da "kaderin" yönlendirdiğine dair o konforlu ama tehlikeli inanca sığınıyoruz. Kadercilik, içimizdeki potansiyelin önüne çekilmiş en büyük settir. Çevremizdeki pek çok insan, kendi öz güçlerini keşfetmek yerine hayatlarını rastlantıların değiştirmesini bekleyerek günlerini tüketiyor.
Oysa her insan, kendi hayatının efendisi olmak için bir çaba sürdürmelidir. Engelleri bir bir ortadan kaldırmak, kendi isteklerimize göre bir gelecek inşa etmek bizi o görkemli unvana ulaştırır: Hayatının Efendisi. Eğer günün sonunda dönüp kendimize "Hayatımı kendi isteklerimle biçimlendirdim" diyebiliyorsak, "Kendimiz miyiz?" sorusunun yanıtı da kocaman bir "Evet" olacaktır.
Yaşamın aslında büyük planlardan değil, küçük "an"lardan ibaret olduğunu Jorge Luis Borges o meşhur ‘ANLAR’ şiirinde ne güzel anlatır... 85 yaşında, hayatın son düzlüğünde yazdığı o satırlarda, yeniden başlayabilse daha çok hata yapacağını, daha çok dondurma yiyip daha az bezelye tüketeceğini söyler. Yanında termometreler, şemsiyeler ve paraşütler olmadan, çıplak ayakla yürümeyi düşler.
Hayali sorunlar yerine gerçek sorunlarla yüzleşmek, yaşamın her anını verimli kılmak bizim elimizde. Yarın çok geç olmadan, üzerimizdeki o ağır "kader" yorganını atıp, hayatı kendi ellerimizle şekillendirmenin zamanıdır.
Çünkü kendimiz olabildiğimiz tek yer, o farkına vardığımız "an"dır. Sizce bugün hayatınızın ne kadarını kendi isteğinizle, ne kadarını "öyle olması gerektiği için" yaşıyorsunuz?
Hiç yorum yok: